Merkez Bankası'nın döviz kuru farkını korumak adına yaptığı müdahalelerin oldukça riskli olduğunu ifade eden iktisatçı Murat Kubilay, KKM'lerin Hazine'ye büyük bir yük getirdiğini hatırlatarak "İktidar değişmezse, ardından gelen ilk 6 ayda gerçeği göreceğiz" ifadelerini kullandı. Uluslararası finans uzmanı Dr. Murat Kubilay, 14 Mayıs'ta gerçekleşen seçimlerin ardından ekonomide yaşananlara Twitter üzerinden değerlendirdi.
Net rezervlerin 2,3 milyar dolar seviyesinde olduğu bilgisini paylaşan Kubilay, "En son bu düzeye düştüğünde 21 yıl önce IMF anlaşması imzalamıştık" ifadelerini kullandı.
Merkez Bankası'nın TL karşılığı vadeli döviz sattığını ifade eden Kubilay, "2023 yılbaşında 700 milyon dolar olan açık pozisyon, şu anda 8 milyar dolar" dedi.
Kubilay ayrıca iktidarın ekonomi yönetiminin son dönemde TL'nin değerini kur korumalı mevduat hesapları (KKM) ve altın üzerinden yüksek tutmaya çalıştığını yazdı. Kubilay, KKM'lerin Hazine'ye büyük bir yük getirdiğini hatırlatarak "İktidar değişmezse, ardından gelen ilk 6 ayda gerçeği göreceğiz" dedi. Murat Kubilay'ın Twitter'da ekonomideki gelişmelere dair yaptığı paylaşımlar şu şekilde:
1- Seçimlerde ilk tur geride kaldı. Rezervler tarihi dipte. Döviz alımında kısıtlamalar mevcut. Ancak Kapalıçarşı ve bankalararası piyasa arasındaki döviz kur farkı da azaldı. Dolar kuru resmi olarak sadece 19,80. Öyleyse neler oluyor? Herkesin anlayacağı şekilde açıklayalım.
2- Uzun hikayenin merkezinde yine rezervler ve örtülü döviz satışları var. Ancak bu sefer başrolde KKM var. KKM'ye hem dövizden hem de TL'den geçiş olabiliyor. Ancak son dönemdeki artış çok büyük ölçüde dövizden. Veriler açıklanmıyor ama döviz mevduat hacmindeki düşüş ima ediyor.
3- 6 Ocak 2023 kapanışı itibarıyla toplam KKM 73,2 milyar dolardı. 12 Mayıs kapanışı itibarıyla toplam hacim 119,9 milyar dolara ulaştı. Yani yaklaşık 4 ayda 46,7 milyar dolar yükseldi. KKM ile döviz bozanların dövizi swap ve zorunlu karşılıklarla TCMB'ye geçti.
4- Böylece TCMB elindeki yeni kurşunları da sonuna kadar kullandı. Başka kaynaklar da vardı, ancak uzun süredir başrol KKM'de ve bu eğilim ivmesini sürdürüyor. İhracatçıdan toplanan dövizler ise etkisiz. Hacmi fazla ama ithalat çıktısının çok gerisinde.
5- İhracattaki döviz geliri karşılığı sağlanan reeskont kredilerinin de önemi ihmal edilebilir düzeye düştü. İkinci ana faktörse Rusya. Yani Türkiye'deki seçimlere hala dolaylı müdahale söz konusu. Hatırlayalım, önce Akkuyu için önden para gelmiş ardından oligark paraları akmıştı
6- Bu seferki ise BOTAŞ ile Gazprom arasındaki doğalgaz sözleşmesiyle ilintili. Resmi veri yok, çünkü Rusya bize kıyak geçmiş ve bunun karşılığında hangi ulusal çıkardan feragat ettiğimizi açıklamak istemiyorlar. İddia edilen miktar 24 milyar dolar. Bu kadar borcumuz ötelenmiş.
7- Geride kalan kış ılık geçti ancak yine doğalgaz yaktık ve alımlarda Rusya ana oyuncu oldu. Elektrik santralleri ve sanayi de doğalgaz yakıyor. Peki bu sürede BOTAŞ'a TCMB'den satılan döviz ne kadar? Tamı tamına 0. Hemen söyleyeyim, Kapalıçarşı BOTAŞ'ın dişinin kovuğuna yetmez.


0 Yorumlar