İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) kuruluşlarından İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA) araştırmasına göre, İstanbul’da eylül ayında yaşamanın maliyeti geçen yılın aynı ayına göre yüzde 79,42 arttı. İstanbul’da dört kişilik bir ailenin ortalama yaşam maliyeti 44 bin 561 lira olarak hesaplandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) kuruluşlarından İstanbul Planlama Ajansı, eylül ayına ilişkin İstanbul'daki yaşam maliyeti araştırmasının sonucunu bugün yayınladı. Buna göre İstanbul’da yaşamanın maliyeti eylül ayında, bir önceki aya göre yüzde 4,62, bir önceki yılın aralık ayına göre ise yüzde 61,47 oranında arttı.
Bir önceki yılın Eylül ayına göre ise İstanbul’da yaşam maliyetinin yıllık (son 12 ay) artış oranı yüzde 79,42 olarak gerçekleşti. Eylül ayında İstanbul’da dört kişilik bir ailenin ortalama yaşam maliyeti 44 bin 561 lira olarak hesaplandı. İPA'nın eylül ayı araştırmasına göre, İstanbul’da ortalama yaşam maliyeti, ağustos ayına göre bin 968 lira artış gösterdi.
Araştırmaya göre, et-kıyma ürünleri yıllık bazda yüzde 117,10 oranında arttı. Hanelerin sık kullandığı bazı ürünlerin bir önceki yılın eylül ayına göre fiyat artışlarına bakıldığında en çarpıcı fiyat artışlarından birinin yüzde 183,33 artış oranı ile saç bakım ürünleri fiyatlarında yaşandığı görüldü. İstanbul günümüzün en çok ziyaret edilen, her gün bir köşesinin keşfedilebileceği, tarihle yoğrulmuş bir şehir. Geçmişte de bir cazibe merkezi olduğunu Meşher’in yeni sergisi ‘‘Göz Alabildiğine İstanbul: Beş Asırdan Manzaralar” adlı sergisinde de görmek mümkün.
Ömer Koç Koleksiyonu’ndaki 15. yüzyıldan 20. yüzyıla uzanan ve İstanbul’u bir uçtan başka bir uca yansıtan paha biçilmez seçkide panoramik ve geniş açılı şehir temsillerinin yanı sıra gravürlerden nadir kitaplara, yağlıboya tablolardan fotoğraflara 100’ün üzerinde eser yer alıyor. Bu 500 yılı kapsayan muazzam işin küratörleri Şeyda Çetin ve Ebru Esra Satıcı sergiyi kısaca “Eserleri seçkiye dâhil ederken İstanbul’un olabildiğince farklı noktalarından, farklı semtlerinden manzaralar olmasına özen gösterdik. Ön plana çıkan tema ve hikâyeler birbirinden keskin sınırlarla ayrılmıyor, aksine birbirlerini besleyip tamamlıyorlar. Yapıtları dönem ve tekniklerine göre değerlendirmek yerine aralarında kurdukları ilişkileri ortaya çıkarmanın, bu çok katmanlı şehri anlama çabasına katkı sunacağına inanıyoruz” sözleriyle özetlediler. Meşher Direktörü Nilüfer H. Konuk ise serginin geniş kitlelere ulaşmasını arzuladıklarını ifade etti ve “Kimileri en erken tarihli baskı, günümüze ulaşmış tek nüsha veya döneminin öncü örnekleri olan bu eserlerin bir kısmı ilk defa İstanbul’da sergileniyor. Bu değerli koleksiyonu geniş kitlelerle buluşturmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz” dedi.


0 Yorumlar